- Haberler
- Genel
- Bakan Ersoy: Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'yı Türkiye'nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istiyoruz
Bakan Ersoy: Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'yı Türkiye'nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istiyoruz
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Elazığ'da düzenlenen Bölgesel Turizm Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'yı Türkiye'nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istediklerini söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Elazığ, Malatya, Adıyaman, Bingöl ve Tunceli illerini kapsayan bölgesel Turizm Çalıştayı düzenlendi.
Elazığ’da düzenlenen Çalıştaya Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalıştaya AK Parti Milletvekilli Prof. Dr. Erol Keleş, Evder Açıkkapı, Mahmut Rıdvan Nazırlı, MHP Milletvekili Semin Işıkver, CHP Milletvekili Gürsel Erol, Elazığ Valisi Dr. Numan Hatipoğlu, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik, Tuncelyi Valisi Şefik Aygöl, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şeriefoğulları, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, kamu kurum, kuruluş ve STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
“TÜRKİYE’Yİ DÜNYA TURİZMİNDE HAK ETTİĞİ YERLERE GETİREBİLMEK İÇİN KARARLILIKLA ÇALIŞIYORUZ”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalıştayda yaptığı konuşmada, Türkiye’yi dünya turizminde hak ettiği yerlere getirebilmek, zirveye taşımak için gece gündüz demeden azim ve kararlılıkla çalıştıklarını vurgulayarak, “Ürün çeşitliliğimizi arttırmak, ziyaretçilerimizin ülkemizde daha uzun süre kalmalarını sağlamak ve turizmin oluşturduğu ekonomik ve sosyal değerden şehirlerimizin çok daha fazla pay almasını temenni etmekteyim. Bugün de turizmde birlikteliğin gücünü harekete geçiriyoruz. Turizmde artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Bugünün ziyaretçisi bir şehri görmekten çok bir deneyim yaşamak istiyor. Bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek, kültürünü hissetmek ve bütün bunları tek bir seyahat rotası içerisinde yaşayabilmek istiyor. Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca görülecek yerler değil, takip edilecek rotalar, yalnızca görülecek mekanlar değil, yaşanacak hikayeler sunmamız gerekiyor.” Dedi.
“BEŞ ŞEHRİMİZİ YALNIZCA AYRI AYRI DESTİNASYONLAR OLARAK DEĞİL, BİRBİRLERİNİ TAMAMLAYAN BÜYÜK BİR TURİZM COĞRAFYASININ PARÇALARI OLARAK GÖRMEMİZ GEREKİYOR.”
Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın birbirinden farklı ama aynı zamanda birbirlerini tamamlayan çok güçlü turizm değerleri olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, “Bu nedenle bu beş şehrimizi yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirlerini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak görmemiz, değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu noktada elimizde son derece güçlü bir potansiyel bulunuyor. Bu pencereden baktığımızda Adıyaman şehrimiz UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı Örenyeri, Harran Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere sahip olduğu eşsiz tarihi ve kültürel mirasla dünya ölçeğinde bir değere ev sahipliği yapıyor. Malatya'mız UNESCO Dünya Mirası adayı Aslantepe Höyüğü, eski Malatya surları, coğrafi işaretleri ve zengin gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle çok güçlü bir turizm potansiyelini taşımakta. Elazığ ilimiz de yer alması için de bakanlık olarak gerekli girişimlerimizi başlattığımızı hemen belirtmek isterim ve eminim ki o eski medeniyet hazinemiz de hak ettiği noktaya en kısa sürede gelecektir. Tunceli şehrimiz Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gölleri, benzersiz doğası ve Sundu Outdoor ile doğa turizmi imkânlarıyla Türkiye'nin bu alandaki en özel coğrafyalarından biri. Bingöl ilimiz ise Güzelada'dan Hesarek Kayak Merkezi'ne, termal kaynaklarından eşsiz yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar Önemli bir gelişim potansiyeline sahip.” İfadelerini kullandı.
“TURİZMDE BAŞARIYI MERKEZİ YÖNETİMİN TEK BAŞINA GERÇEKLEŞTİRMESİ, TEK BAŞINA BAŞARMASINI BİR HEDEF OLARAK GÖRMÜYORUZ.”
Tanıtım çalışmalarını planlarken her şehrin sahip olduğu farklı turizm ürünlerini ayrı ayrı değerlendirdiklerini belirten Bakan Ersoy, “Bütün mesele bu değerleri doğru şekilde ürünleştirmek ve birbirleriyle ilişkilendirmek. Böylelikle ziyaretçilerimizin bölgede kalış süresini uzatabilir, turizmden elde edilen katma değeri arttırabilir ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını sağlayabiliriz. Bugün baktığımızda bu beş ilimizde toplam yüz otuz konaklama tesisi ve on bir bin iki yüzden fazla yatak kapasitesi bulunmakta. Önümüzdeki dönemde bir taraftan mevcut kapasitenin daha etkin kullanılmasını sağlarken, diğer taraftan da turizm hareketliliğinin gelişmesine paralel olarak nitelikli yatırımların önünü açmamız gerekiyor. Ancak burada özellikle altını çizmek istediğim bir husus var; Bir destinasyonu turizm merkezi haline getiren şey yalnızca konaklama yatırımları değildir. Ulaşımdan gastronomiye, çevre düzenlemesinden destinasyon yönetimine, kültürel varlıkların korunmasından nitelikli insan kaynağına, tanıtımda ziyaretçi deneyimine kadar bütün unsurları birlikte ele almak zorundayız. İşte bu nedenle turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştirmesi, tek başına başarmasını bir hedef olarak görmüyoruz. Valilerimizin, belediyelerimizin, üniversitelerimizin, kalkınma ajanslarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın ve yerel paydaşlarımızın sürecin içerisinde hep beraber olması gerekiyor. Bakanlığımız tarafından başlatılan tanıtım ve geliştirme programımızı da bu anlayışla yürütüyoruz. Beş ilimizde bu program kapsamında Turizm Geliştirme Ajansının koordinasyonunda oluşturduğumuz kurullar aracılığıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcileriyle aynı masa altında, aynı çatı altında buluşturuyoruz.” İfadelerini kullandı.
“TÜRKİYE SADECE DENİZ, KUM VE GÜNEŞTEN İBARET BİR TURİZM ÜLKESİ DEĞİL”
Turizmde en önemli başlığın tanıtım olduğunu vurgulayan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, “Bugün turizmde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan ülkemiz, 2019 yılında kurduğumuz Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla iki yüze yakın ülkede gerçekleştirdiği reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri sayesinde dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna gelmiştir. Bu tanıtım faaliyetleri sonucu 2026 yılının ilk altı ayında yirmi beş nokta sekiz milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaparken, yine bu dönemde turizm gelirlerimiz yirmi beş nokta yedi milyar dolara ulaşmıştır. Ülke olarak turizmde ortaya koyduğumuz vizyon, ülkemizin başarısını yalnızca ziyaretçi sayıları ve turizm gelirleri üzerinden değerlendiren bir anlayıştan ibaret değildir. Bu hedefe ulaşabilmek için Türkiye'nin sahip olduğu turizm zenginliğini bütün yönleriyle ortaya çıkarmamız gerekiyor. Çünkü Türkiye sadece deniz, kum ve güneşten ibaret bir turizm ülkesi değil. Türkiye tarihiyle, kültürüyle, arkeolojik zenginliğiyle, gastronomisiyle, doğasıyla, ilaç merkezleriyle, yaylalarıyla, gölleriyle, dağlarıyla ve geleneksel yaşam kültürüyle dünyanın çok az ülkesinin sahip olduğu büyük bir zenginliğe ve ürün çeşitliliğine sahiptir. Bugün burada bir araya Önlememizin temel nedeni de işte bu zenginliği daha güçlü bir turizm değerine dönüştürebilmektir. Bu tanıtım gücünü sadece Türkiye'nin dünyada zaten bilinen destinasyonları için değil, Anadolu'nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullanıyoruz.” Şeklinde konuştu.
“5 İLİMİZİ TÜRKİYE'NİN TURİZM HARİTASINDA ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR KONUMA TAŞIMAK İSTİYORUZ.”
Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'nın ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini aktaran Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dijital iletişimden sosyal medyaya, uluslararası PR faaliyetlerinden içerik çalışmalarına kadar farklı mecralarda bu şehirlerimizi anlatmaya devam edeceğiz. Hepinizin bildiği gibi geçtiğimiz yıldan itibaren mini dizi tanıtım stratejimizi hayata geçirdik. Haziran 2025'te Antalya yerel ekibiyle başlatan mini dizi iletişimleri kapsamında toplam sekiz mini dizi yayına alındı. Bu çalışmalarda dokuz milyardan fazla gösterim ve beş buçuk milyar izlenmeye ulaşıldı. Bu strateji kapsamında Güneydoğu Anadolu bölgemizin tanıtımına katkıda bulunan Whispers of Origins isimli dizi Temmuz ayında yayına girdi. Doğu Anadolu bölgemizi konu alan dizi için de gerekli planlamaları yapıyoruz. Değerli misafirler, bizim hedefimiz çok açık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda seksen bir ilimizde olduğu gibi Elazığ'ı, Adıyaman'ı, Bingöl'ü, Tunceli'yi ve Malatya'yı da sahip oldukları değerlerle Türkiye'nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istiyoruz. Bunu yaparken şehirlerimizi birbirinin rakibi olarak değil, birbirlerinin gücünü artıran destinasyonlar olarak görüyoruz. Bunu başardığımızda sadece ziyaretçi sayısını artırmış olmayacağız. Turizmi şehirlerimiz için daha güçlü bir ekonomik değer, gençlerimiz için yeni bir istihdam alanı, yerel yöneticilerimiz için yeni bir pazar ve kültürel mirasımızın korunması için sürdürülebilir bir kaynak haline getirmiş olacağız. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu süreçte şehirlerimizin ve sektörümüzün yanında olmaya devam edeceğiz. Turizm Geliştirme Ajansının tanıtım gücüyle, bakanlığımızın kültür ve turizm politikalarıyla ve en önemlisi siz değerli yerel paydaşlarımızın katkısıyla bu coğrafyanın sahip olduğu potansiyeli çok daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum. Sözlerime son verirken çalıştayımıza katkı sunan başta AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı ve tüm kurumlarımıza, sektör temsilcilerimize, akademisyenlerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Buradan çıkacak fikirlerin yeni projelere, yeni rotalara ve güçlü iş birliklerine dönüşmesini temenni ediyorum. Beş şehrimizin sahip olduğu değerleri ortak bir vizyonda buluşturduğumuzda bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına yürekten inanıyorum.”