Elazığlı Ailenin İsviçre Mücadelesi

Sait Ali Bayrak'ın vekili Avukat Talip Ersöz, İsviçre'deki banka kasalarında bulunduğunu iddia ettiği 6 ton Osmanlı altını ve tarihi ziynet eşyalarının iadesi için verdikleri hukuk mücadelesinin sürdüğünü belirterek, 'Bu yalnızca bir miras davası değil, aynı zamanda mülkiyet hakkı ve milli servet meselesidir' dedi.

Sait Ali Bayrak'ın vekili Avukat Talip Ersöz, müvekkiline ait olduğu öne sürülen ve İsviçre'de bulunan tarihi değerlerin iadesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Sait Ali Bayrak'ın vekili Avukat Talip Ersöz, yaptığı açıklamada, müvekkili Sait Ali Bayrak'ın merhum babası Hasan Bayrak tarafından 12 Eylül 1980 askeri darbesi öncesinde güvenlik gerekçeleriyle İsviçre'deki Credit Suisse bankası kasalarına emanet edildiği iddia edilen 6 ton Osmanlı altını ve tarihi ziynet eşyalarının halen teslim edilmediğini söyledi.

HUKUKA AYKIRI ŞEKİLDE ALIKONULMAKTADIR

Sait Ali Bayrak Vekili Avukat Talip Ersöz , bankanın müvekkiline karşı zamanaşımı savunması ileri sürdüğünü belirterek “ Kamuoyunun ve uluslararası finans çevrelerinin yakından takip ettiği üzere; müvekkilim Sait Ali Bayrak’ın merhum babası Hasan Bayrak tarafından 12 Eylül 1980 askeri darbe sürecinin hemen öncesinde, can ve mal güvenliği endişesiyle İsviçre’deki Credit Suisse bankası kasalarına emanet edilen 6 ton Osmanlı altını ve tarihi ziynet eşyasından (bugünkü değeriyle 2,2 milyar doların üzerinde) oluşan aile mirası, haksız ve hukuka aykırı şekilde alıkonulmaktadır.”dedi
Sait Ali Bayrak Vekili Avukat Talip Ersöz , açıklamasında “ Credit Suisse’in hileli iflası sonrası külli halefiyet yoluyla tüm sorumluluğu devralan UBS Bank, uluslararası hukuku, insan haklarını ve mülkiyetin kutsallığı ilkesini çiğnemeye devam etmektedir. Meseleye ilişkin hukuki ve diplomatik duruşumuz şu şekildedir:” ifadelerini kullandı.

İSVİÇRE İÇ HUKUKU AÇISINDAN APAÇIK BİR USULSÜZLÜK VARDIR:

Açıklamasında İsviçre hukukuna da değinen Avukat Ersöz, “bankanın Muhatap banka, müvekkilime karşı "10 yıllık zamanaşımı" def’ini ileri sürmektedir. İsviçre Borçlar Kanunu uyarınca, kiralık kasa ilişkileri bir saklama sözleşmesidir. Fiziki nitelikteki mülk (Osmanlı altınları, sikkeler, altın kuşaklar) zamanaşımına uğramaz; banka bu varlıkların sahibi değil, yalnızca emanetçisidir. Ayrıca bankanın, müvekkilimin ibraz ettiği hesap cüzdanı ve şifre belgelerini alıkoyarak geri vermemesi, İsviçre yasalarına göre açıkça bir evrak gasbı ve "Emniyeti Suistimal" suçudur.”şeklind ekonuştu

AİHS VE AİHM İÇTİHATLARI İHLAL EDİLMEKTEDİR

Avukat Ersöz, sürecin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “İsviçre devletinin koruması altındaki bu finansal gasp, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 1 No’lu Protokol 1. Maddesi (Mülkiyetin Korunması) ve AİHS 6. Maddesi (Adil Yargılanma / Silahların Eşitliği) ilkelerine tamamen aykırıdır. AİHM içtihatları sabittir: Kişilerin meşru miras hakları, bankaların keyfi "compliance" (uyum) ve "kaynak sorgulama" süreçleriyle bloke edilemez. Parayı alırken kaynak sormayan bir sistemin, iade ederken mülke el koyma bahanesi olarak bunu kullanması uluslararası bir hukuk skandalıdır.”dedi

BU BİR MİLLİ SERVET VE EGEMENLİK MESELESİDİR

Açıklamasında söz konusu varlıkların yalnızca aile mirası olmadığını söyleyen Ersöz “İsviçre makamlarının müvekkilime "Serveti Türkiye’ye götürmeyin, ailenizle İsviçre’ye yerleşin!, burada çözelim" şeklindeki etik dışı teklifleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına doğrudan bir saldırıdır. Müvekkilim, devletimizin çıkardığı "Varlık Barışı" kanununa güvenerek bu milli serveti ana vatanına, Elazığ’a getirmek istemektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, vatandaşının uğradığı bu organize haksızlığa karşı uluslararası hukuktan doğan "Diplomatic Protection" (Diplomatik Himaye) hakkını işleterek, konuyu İsviçre hükümeti nezdinde bir devlet meselesi olarak masaya yatırmasını talep ediyoruz.”dedi

KARANLIK BAĞLANTILAR SORGULANMALIDIR

Sait Ali Bayrak Vekili Avukat Talip Ersöz , Dava sürecinde müvekkiline tercüme ve yazışma desteği verdiğini belirttiği Alman vatandaşı Tilmann Geske'nin durumuna da değinerek, “Bu davanın takibinde müvekkilime tercüme ve yazışma desteği veren aile dostu Alman uyruklu Tilmann Geske’nin, Credit Suisse’e yazılan mektuplardan kısa süre sonra Malatya Zirve Yayınevi katliamında feci şekilde can vermesi, davanın sadece finansal değil, istihbari ve karanlık bir boyutu olduğunu da ortaya koymaktadır. Korkmuyoruz, geri adım atmıyoruz.”diye konuştu


İSVİÇRE DEVLETİ TARAFINDAN GÖRMEZDEN GELİNMEKTEDİR

Sait Ali Bayrak Vekili Avukat Talip Ersöz , “Dönemin İsviçre Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz’un, müvekkilimin Elazığ’daki evinde misafir edildiği gün; "Konuyu basına taşımayın, devletimiz adına söz veriyorum, çözeceğiz" şeklindeki sözleri İsviçre devleti tarafından görmezden gelinmektedir.”dedi


"DAVAYI SONUNA KADAR TAKİP EDECEĞİZ"

Sait Ali Bayrak Vekili Avukat Talip Ersöz , “Onlarca meslektaşımzla birlikte, bu davanın sonuna kadar takipçisiyiz. O varlıklar asıl sahibi olan Bayrak ailesine iade edilecek ve Türkiye’ye gelecektir. İsviçre’yi; kendi hukukuna, AHİM kararlarına, AİHS normlarına ve uluslararası finans etiğine uymaya davet ediyoruz.”dedi

Mavi Haber Merkezi

Bakmadan Geçme