• Haberler
  • Genel
  • Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş'tan Önemli Açıklamalar

Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş'tan Önemli Açıklamalar

Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş Türkiye'deki 18 Üniversite Hastanesinin krizin eşiğinde olduğunu söyledi.

Maliye ve Hazine Bakanlığının göndermediği ödenek yüzünden Üniversite Hastanelerinde hizmetin durma noktasına geldiğini belirten Genel Başkan Karataş açıklamasına şöyle devam etti; Üniversite Hastanelerindeki mali sıkıntılar nedeniyle Ameliyatlar durma noktasına gelmiş, kaliteli ve sürdürülebilir Sağlık Hizmeti zora girmiştir. Kasım ayından itibaren ödeme yapılamaması ve kur artışı nedeniyle Firmalar ihalelere girmek istemiyor. Üniversite Hastanelerine üvey evlat muamelesi yapılıyor. Şehir Hastanelerine 2026 yılında 136 milyar 148 milyon 659 bin TL. ödenek ayrılırken, ODTÜ: 8.5 Milyar, İTÜ: 8.6 Milyar, Ankara Üniversitesi:19.4 Milyar, İstanbul Üniversitesi:17.7 Milyar, Fırat Üniversitesi:10 Milyar 23 Milyon 638 Bin TL. bütçe verilmiştir. Yani Şehir Hastanelerine ayrılan bütçenin yanında Üniversitelere verilen bütçe devede kulak misali olmuştur. Bu çifte standart kabul edilemez. Yüksek enflasyon nedeniyle kira, gıda, ulaşım ve eğitim giderleri her geçen gün artarken; sağlık çalışanlarının döner sermaye ödemelerinin zamanında yapılmaması, kredi kartı borçlarının büyümesine, kiraların aksamasına, çocukların okul taksitlerinin ödenememesine yol açıyor. Bu durum, sadece bireysel bir ekonomik sıkıntı değil; aynı zamanda toplumsal bir sağlık sorunudur. Bu sadece geciken bir ödeme değil; zaten ağırlaşan ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesi veren binlerce insanın omzuna eklenen bir yük demektir. 
Devlet ve Şehir Hastanelerinde çalışan sağlık Çalışanlarının ödemeleri gününde yapılırken Üniversite Hastanelerinde görev yapan Sağlık Çalışanlarının bu belirsizliğe ve gecikmeye mahkûm edilmesi kabul edilemez. Unutulmamalıdır ki; Ekonomik kaygı yaşayan, borç baskısı altında ezilen, geleceğinden endişe duyan bir sağlık çalışanının işine tam anlamıyla odaklanabilmesi son derece zordur. Mutsuz ve kaygılı bir sağlık çalışanı, yalnızca kendi hayatında değil, hastaların güvenliği açısından da ciddi riskler oluşturabilecek bir ortamın parçası hâline gelir. Sağlık sisteminin temel taşı olan sağlık çalışanlarının emeğinin karşılığını zamanında alması, bir lütuf değil; en temel haktır. Geciken her ödeme, sadece çalışanı değil, sağlık hizmetinin kalitesini ve hasta güvenliğini de doğrudan etkiler. Yetkilileri, üniversite hastanelerinde çalışan Sağlık Çalışanlarının yaşadığı bu mağduriyeti görmeye ve acil çözüm üretmeye davet ediyoruz. Çünkü güçlü bir sağlık sistemi, ancak huzurlu ve güvende hisseden sağlık çalışanlarıyla mümkündür" dedi.

Mavi Haber Merkezi

Bakmadan Geçme