Cengiz Gülaç

ŞUNLARI YAKIN, DİĞERLERİNİ DE!..

Cengiz Gülaç

Sohbet ediyoruz. Konuşmuş olmak için konuşup hiç yapmayacağım bir şey yapıp ortadan konuşuyorum. Ne etliye karışıyorum ne de sütlüye…

Yok yok, kibarlığa gerek yok. Yaptığım tam da yavşaklık!

Eee, başkası gevşek gevşek konuştuğunda elime satırı alıp milleti doğruyorsam kendi yavşaklığıma torpil geçemem!

Ortaya karışık, sırf söylenmiş olsun diye söylenen ve herhangi bir eleştiri de içermeyen boş konuşma teşebbüsüme diyor ki:

“Ben Ayasofya yeniden kapansın istemiyorum. Başörtülü kızlar yeniden zulüm görsün istemiyorum. Ben Okçular Tepesini terk etmeyeceğim arkadaş!”

*****

Bir kişi herhangi bir konuya “bizim zamanımızda” diye başlıyorsa bu giriş; o şahsın hafiften kaşar kıvamına gelip andropozun dehlizlerine doğru yelken açtığını gösterir!

Sağlıklı bir birey olarak “bizim zamanımızda” hocalarımız ceza hukukunu anlatırken “faillik” kavramını asli maddi iştirak ve feri maddi iştirak diye anlatmıştı. Manevi iştirak ayrı konu. Daha sonra ceza kanunumuz tamamen değişince birçok kavram da değişti.

Türk Ceza Kanunu’nun 37. Maddesi “faillik” tanımını düzenler:

“Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.”

-Cengiz, rica etsek meseleyi bir örnek üzerinden anlatır mısın?

-Ne demek! Arz edeyim…

Bir yerde hırsızlık suçu işlendiğinde kapıda gözcü olan kişi de direkt hırsızlığı yapan kişiyle aynı cezayı alır. Gerçi örneğimize ilişkin eskiden Yargıtay’ın farklı içtihatları vardı ama sonradan içtihadından döndü. Örneğimizdeki iştirake eski ifadeyle asli maddi iştirak denir.

*****

2020 Elazığ depremi ve en son 6 Şubat depremiyle ilgili yapılan deprem konutlarının ihaleleriyle ilgili birçok iddia ortaya atıldı.

On binlerce insanın ölümüne sebep olan bir yıkımın sonunda her kim yolsuzluk yapıyorsa, aracı oluyorsa, göz yumuyorsa Allah belasını versin!

Amin!

“Evlerine ateşler düşsün, Allah onların önlerini kesin!” de derdim ama bu beddua sümüklü bir vatan haini tarafından telef edildiği için kendimi o sahtekâr hainle eşitleyemem!

Neyse, konumuza dönelim…

Bu hafta Elazığ basınında deprem konutlarıyla ilgili ciddi iddialar ortaya atıldı…

Elazığ firmalarının girdiği –Bir ihaleye hangi ilin firmasının girdiği zerre umurumda değil. Beni ilgilendiren kamunun menfaatlerinin gözetilip gözetilmediğidir.- ihalelerde köy kontları yaklaşık olarak %23 kırımla ihale edilirken başka ihalelerde yüzlerce köy konutları, adrese teslim şekilde birilerine kırımsız verilmiş…

İddia edilen kamu zararı yaklaşık olarak 500 milyon TL.

Kimsenin malının veya parasının züğürt çenelerimize zulmetmesi niyetinde olmasam da eski parayla 500 trilyon diyeyim de hepimizin boş cüzdanı işin vahametini anlasın!

-500 trilyon mu? Bana bir şey oldu, çenemi toparlayamıyorum!

-Hah işte, bu da züğürtmüş! Benden kaçmaz, gördüm mü anında anlarım!

*****

-Moralim çok bozuk.

-Hayırdır?

-Ne bileyim, böyle olmamalıydı.

-Cengiz adam ol, canımı sıkma!

-Hayırdır yahu, ne yaptım ki?

-Ben Okçular Tepesini terk etmeyeceğim!

-Kardeşim, sahabe Hz. Peygamberin emrine uymadı diye Okçular Tepesi müminler için ibrettir. Yoksa tepede bekleyenler kimsenin günahının veya suçunun bekçiliğini yapmıyordu…

-Olsun. Ben Ayasofya yeniden kapansın istemiyorum.

-Ayasofya, birileri milyon milyon götürüp şatafatlı hayatlar yaşadığı için kapanmayacaksa eğer sırf bunun için kapansın! Nasıl olsa bir babayiğit daha çıkıp yeniden açar!

-Ben ona bakmam. Başörtülü bacılarımız yeniden zulme uğrasın istemiyorum.

-Kusura bakma. Ne kimsenin suçuna ortak olurum ne de zulümden korkarım. Allah başörtüsünü yolsuzlukların üzerini örtelim diye farz kılmadı! Kim gelip zulmetmek istiyorsa etsin!

-Hiç uğraşma, beni ikna edemezsin.

-Sen bilirsin, bana ne! Bu arada, bu ayki kiranı yine ödeyemedin değil mi?

-Çok sıkıntıdayım. Kiram, nerdeyse maaşıma denk geliyor. Ne yapacağım, bilmiyorum…

-Sen dua et, Okçular Tepesini bekleme şerefini sana bahşettik diyerek senden tepenin kirasını istemiyorlar!

-Anlamadım!

-Bak bak! Bizim Audi A8’e binen dava arkadaşımızla deprem konutlarında yüzlerce milyonu götürenlere laf ediyorlar! Ok at, ok!

*****

-Şu yeni gelenler de günahkâr. 

-Günahları ne bunların?

-Şunlar yolsuzluk yapmış, şu diğerleri de ben Okçular Tepesini terk etmem diyerek aç karınlarına bakmadan seslerini çıkartmamışlar! 

Seslerini çıkartmadıkları gibi bir de nöbet tutmuşlar!

-Anladım. Yolsuzluk yapanları yakın. Diğerlerini de!..

Yazarın Diğer Yazıları